“Anadolu tıbbı” masaya yatırılacak.

27 0

Cumhurbaşkanlığı himayesinde organize edilen “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi ve Fuarı” (GETAT), 24-27 Nisan’da İstanbul’da gerçekleştirilecek.

İSTANBUL (AA) – Cumhurbaşkanlığı himayesinde organize edilen “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi ve Fuarı”, 24-27 Nisan’da İstanbul’da gerçekleştirilecek
Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nurettin Lüleci:
“Binlerce yıldır kadim medeniyetlere ev sahipliği yapan Anadolu’da tarih boyunca tıp alanında çok önemli gelişmeler yaşandı. Şimdi binlerce yıllık bu birikim ‘Anadolu Tıbbı’ adıyla dünyaya açılacak. Bunlar içinde hipnoz, su, kil, müzik ve arı ürünleri ile tedavi yöntemleri bulunuyor”
Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, Anadolu tıbbının dünyaya açılması amacıyla 24-27 Nisan’da İstanbul’da düzenlenecek GETAT’ın ana teması “Kronik Hastalıklarda Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları” olarak belirlendi.
Dünyanın sayılı tıp uzmanlarının yanı sıra Dünya Sağlık Örgütünden (WHO) de üst düzey katılımların olacağı kongrede, Anadolu’daki tıp uygulamaları masaya yatırılacak.

“Dünya ‘Anadolu tıbbını’ keşfediyor”
Sağlık alanında önemli buluşlara ve uygulamalara ev sahipliği yapan Anadolu’da uygulanan tedavilerin milattan önceye dayandığına değinen Lüleci, şu bilgileri verdi:
“Homeros devrinde Ege bölgesinde tıp ve hekimlik alanında erken dönem uygulamalarına rastlıyoruz. Bodrumlu tarihçi Heredotos’un ünlü yapıtlarında bu önemli kayıtları görüyoruz. Daha o dönemlerde hekimler, ‘Gymnasion’ adı verilen ve en az 6 yıl süren bir eğitimden geçmek zorundaydı. Aday hekimler, coğrafya, müzik, felsefe, beden eğitimi gibi dersler de görürdü. Anadolulu Alkmaion, tüm duyu organlarıyla beynin bağlantılı olduğunu ve ruhun ölümsüzlüğünü ilk kez belirten efsanevi hekimdir. Bir başka Anadolulu hekim Hygieia, hijyen kelimesinin mimarıdır. Hastaların bol güneş alan, havadar yerlerde bakılması gerektiğini binlerce yıl önce kayıtlara geçmiştir.”
Prof. Dr. Lüleci, Anadolu tıbbı içinde Selçuklu ve Osmanlı dönemindeki uygulamaların da önemli yer tuttuğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
“Anadolu’da şifalı bitkilerle ilgili kitaplar yazılmıştır. Bugünkü tıbbın temelleri, hastane yapıları, kurumsal işleyişi, hekim çalıştırılması, ücretlerinin ödenmesi ve diğer yandan vakıfların bu müesseseleri desteklemesi çok önemli. Selçuklular döneminde, müzikle tedavi çalışmaları kurumsal bir yapıya bürünmüştü. Osmanlı döneminde de bu tedavi yöntemi devam etti. Su, çamur masajdan oluşan kaplıca tedavileri, şifalı bitkilerle, müzikle, bal ile ve şişe çekme ile tedavi çok yaygındı. Hipnoz ile telkin, yine önemli bir tedavi yöntemiydi. Dünya geç de olsa Anadolu tıbbını keşfediyor.”


İLGİLİ HABERLER