Erdoğan’dan Ayasofya açıklaması

6 0

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya’nın ücretsiz olması önerisine ilişkin, “Olmayacak bir şey değil, hatta üzerinde öyle dururuz ki, adını müze değil artık Ayasofya Cami olarak koyarız.” dedi.

“Müze statüsünden çıkar”

Ayasofya’nın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ücretsiz olup olmayacağına ilişkin soruyu Erdoğan, şöyle yanıtladı: 

“O, anormal bir teklif değil. Olabilir. Olmayacak bir şey değil, rahatlıkla olabilir. Hatta hatta bunun üzerinde öyle dururuz ki bunun (adını) müze değil, artık Ayasofya Cami olarak koyarız. Nasıl Sultanahmet Camisi’ne turistler geliyorlar, herhangi bir ödeme yapıyorlar mı? Ziyaretini Sultanahmet Camisi’nde, Süleymaniye Camisi’nde, Fatih Camisi’nde yapıyor. Aynı şeyi Ayasofya’da da yapar. Müze statüsünden çıkar. Zaten daha sonradan buraya böyle bir statü verildi. Bu da yine CHP zihniyetinin bir adımıdır. CHP zihniyetinin attığı bu adımı değiştiririz.”

Bedelli askerlik ücretinin düşürülmesine ilişkin beklentilerin olduğunun hatırlatılması üzerine Erdoğan, “El insaf. Burada bu kadar harcamalar yapılacak ki bu bedel ta nerelerdeydi biliyorsunuz. Düşürdük, düşürdük, düşürdük şu anda geldiği yer 5 bin avro. Bu şimdi o günün kuru üzerinden değerlendirilecek. Ücretler orada TL olarak neye tekabül ediyor, o parayı ödeyecek. Bir şöyle olsun, bir böyle olsun böyle bir durum söz konusu olmayacak.” dedi.

Erken emeklilik

Bir diğer konunun da erken emeklilik olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

“Burada rahmetli Demirel bir yanlışın içerisine düştü. Erken emeklilikle bu ülkede adeta bir çift ücret anlayışı geldi. Düşünün 38 yaşında bir insanın emekli edilmesi demek, hem o insana saygısızlık, hakarettir, hem de bu devletin hazinesine, kasasına. Çünkü bu insan 38 yaşında emekli olduğu zaman boş mu durur? Ne yapacak? Gidip kendisi bir yerde bir iş bulacak. Oradan da bir ücret alacak. Çift maaşla çalışacak. Şu anda dünyada başta İskandinav ülkeleri olmak üzere, artık onlar erken emekliliği yapan ülkeler olmasına rağmen, şimdi onlar 60-65 üzerine çıktılar. Daha da geliştiriyorlar ve emekliliği oralarda 70’e doğru taşıyorlar. Böyle bir durumun olduğu dünyada şimdi bizde bu erken emeklilik olayını kimler tahrik ediyor? Muhalefet. Eğer biz vatanseversek, milletimizi seversek ne için erken emeklilik diyoruz? Çalışıyorsun, çalıştığın yerde çalışmana devam et. Maaşın sürekli zaten orada artıyor, artmaya devam edecektir. Boşta kalmaktansa orada çalış. Ne için ayrılmayı, ne için emekli olmayı düşünüyorsun?”

Emekli olmanın insanı çok farklı yollara tahrik edebileceğini vurgulayan Erdoğan, “Bunlar muhalefetin desteğini alıyorlar. Türkiye geçmişte bu tür popülist politikalardan çok çekti. Yönettikleri dönemde Türkiye sosyal güvenlik sistemi bir batağın içindeydi. İşte Bay Kemal’in SSK Genel Müdürü olduğu zaman o hastanelerimizin durumu neydi? Şimdi ise hastanelerimizin durumun ne? Bizim dönemimizde sistemde infiale yol açabilecek şeyler nispeten düzeltildi. Geçmişte yaşanılanlardan hiç bir ders alınmadı. Buna bir bakmamız lazım. Ben burada popülist bir şeyle verdim gitti diyebilirim. Ama ben böyle bir şey diyemem. Bunu dersem ben milletime saygısızlık yapmış olurum.” diye konuştu.

Yeni Zelanda’daki saldırı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Zelanda’daki saldırının bireysel bir terör eylemi değil örgütlü terör eylem olduğunu söyledi. 

Yeni Zelanda yönetiminin kendilerine verdiği söz üzerine bu saldırısının arkasında kimler olduğunu ortaya çıkaracaklarına inandığını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Sayın Başbakanın yaptığı açıklamalar her yönüyle takdire şayandır. Bu işin acısını hissetmiştir. İslam İşbirliği Teşkilatını olağanüstü düzenledik. Bu toplantıya başbakan yardımcısı ve göçten sorumlu Müslüman bakan katıldı. Kendileriyle baş başa görüşmeyi yaptık. Onlar da bu işin takipçisi olduklarını, hatta ben anında başkan yardımcımla Fuat Beyi ve Dışişleri Bakanımı geniş bir heyetle Yeni Zelanda’ya gönderdim. Onlar orada genel valiyle, başbakanla, belediye başkanıyla, oradaki Müslüman cemaatlerin temsilcileriyle görüşmeler yaptı. Hatta bana bağlantı kurdular, telefonla onlara hitap ettim. Halk bu konuda asla böyle bir terör içerisindeki halk diye değerlendirilemez. Yeni Zelanda halkı, aslında insanlıktan nasibini almamış olanlara bir insanlık dersini vermiştir. Merasimler veya olayların olduğu yere gelip çiçekler koymaları falan bu bir insani duruştur. İnsani duruşu bir kenara koymamız mümkün değil. “

Erdoğan, Yeni Zelanda halkına şükranlarını dile getirdiğini, gelen misafir heyete özellikle söylediğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Ama ortada bir gerçek var. Avustralya’da bir senatör çıkıyor, ahlaksızca, edepsizce bir açıklama yapıyor. Ama benzer açıklamayı da ne yazık ki bu ülkede Bay Kemal yapıyor. Ne diyor? ‘İslam ülkelerinden kaynaklı terör’ diyor. Senin batılılar gibi, terörün kaynağını İslam’a dayıyorlar ya. Bay Kemal de aynı şeyi yapıyor, aynı şeyi söylüyor. Avustralya’daki senatör de aynı şeyi söylüyor. ‘İslam dünyasından kaynaklanan terör’ diyemezsin arkadaş, haddini bil. O zaman sen, kendinden şüphe etmen lazım. Barış dini olan İslam’a sen terörü fatura edemezsin. Haddini bil. İslam dünyasının içinden teröristler çıktı diye de İslamı terörize edemezsin. Bu adam Hristiyan. 51 Müslümanı öldürdü. Şimdi biz Hristiyanlığa terör dini mi diyeceğiz veya Hristiyan dünyasından kaynaklanan terör mü diyeceğiz. Böyle bir haddimiz veya hakkımız var mı? Yok. Hepsinin içinden, Musevilerin içinden de bunlar çıkabilir, Hristiyanların içinden de bunlar çıkabilir, Müslümanların içinden de bunlar çıkabilir. Biz DEAŞ’ı savunabilir miyiz? Savunamayız. O başka bir şey bu başka bir şey.”

“Dövize yönelik tabii manipülatif bazı dayatmalar var”

Seçimden sonraki süreçte yaşanacak ekonomik duruma ilişkin değerlendirmesi sorulan Erdoğan, şunları söyledi:

“Dövize yönelik tabii manipülatif bazı dayatmalar var ve bunların arkasında da ne yazık ki bazı bankalar var. Bunları biliyoruz. Bunlar piyasadan döviz çekilmesini tahrik ediyorlar, teşvik ediyorlar. Çünkü piyasadan döviz çekildiği zaman ne olacaktır? Ciddi manada TL’nin değeri düşecektir. Biz buna bir defa fırsat veremeyiz. Şu anda gelebileceği yere geldi. Seçimin arkasından bu manipülasyonları yapan bankaların üzerine çok sert bir şekilde gideceğiz. Yani bunların gözünün yaşına bakmayız. Şu anda BDDK’nın attığı adım bunun bir örneğidir. Uluslararası camiada da bunu yapanların üzerine de gideceğiz. Onlara da gerekli bu noktada darbeyi şu anda biliyorsunuz SPK da indirdi, BDDK da indirdi. Bunu yine aynı şekilde indireceğiz. 

2019’un ilk 3 ayında dünya sermaye piyasalarından ülkemize 11 milyar dolar finansman geldi. Bu her ülkede olabilecek bir şey değil. Bu konjonktür de bu önemli bir gelişme. Tabii bunu çekemeyen o manipülatif güçlerin seçim arefesinde kalkıp da devreye girerek hem vatandaşlarımızın hem de uluslararası finans çevrelerinin algısını bozmaya çalıştıkları ortaya çıkıyor. Seçimleri başarılı bir şekilde atlatınca, ekonomide ilave güçlü adımlarla yatırımcı algısını iyileşmesine ve zorlu küresel ekonomik koşullara rağmen Türkiye’nin artık pozitif ayrışmasına odaklanacağız. Yalnız şunu söyleyeyim. Biz yerel seçime gitmiyoruz. Şu anda bizim önümüzde 4,5 yılımız var. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak kabinemle beraber biz buna herhangi bir tereddüde fırsat vermeden üzerine gideceğiz.”

İşsizlik konusuna da değinen Erdoğan, “İşsizlik bir defa şu anda mevsimseldir. Biz işsizlikte de bunu süratle aşabilecek güç ve kabiliyetteyiz. Çünkü bütün olay yatırımlar konusundadır. Biz yatırımları zaten teşvik ediyoruz ve yatırımlar noktasında durmak yok. onları teşvike devam edeceğiz.” dedi.

AA


İLGİLİ HABERLER