Karantina günlerinde vücudumuzu sağlıklı tutmak için neler yapmalıyız?

252 0

Dünyada oluşan Corona virüsü (Covid-19) salgını nedeniyle herkes kendini evde izole etti. Adeta gönüllü olarak evlerimizde karantinaya girdik. “Evde kal” çağrılarına uyanların sayısı günden güne artarken kısa bir süre öncesine kadar hepimizin daha aktif ve sıradan bir hayatı vardı. Öğrenciler ve öğretmenler günün büyük çoğunluğunu okullarda geçirirken, çalışanlar işlerinin başına geçerdi. Artık birçok çalışan zorunlu olmadığı sürece işini evinden yapıyor. Sosyal ve sportif aktiviteler askıya alındı. Peki değişen bu günlük rutinimiz bedensel sağlığımızı nasıl etkiler? Bu karantina günlerinde vücudumuzu sağlıklı şekilde nasıl yaşama devam ettimeliyiz?

Karantina günlerinde elbette sıkılacağız; sıkıldıkça da mutfak ve buzdolabını daha çok sık ziyaret edeceğiz. Coronalı günlerde mutfakla aramıza mesafe koyarak yani mutfak ziyaretlerimizi azaltarak, ev içinde yapabileceğimiz maksimum fiziksel aktiviteyi arttırmamız gerekir.

Beslenmede altın kural “küçük bir hareket bile hiç hareket etmemekten daha iyidir.” Unutulmamalıdır ki karantina günlerinde coronadan izole olmamız ne kadar önemli ise mutfaktan da izole olmamız ve hareket etmemiz o kadar önemlidir.

Evde yatar ve dinlenir vaziyette iken vücudumuzun iç organlarının çalışarak harcadığı enerjiye ‘bazal metabolizma’ diyoruz. Gençlerin bazal metabolizması yüksek olup, yaş ilerledikçe bazal metabolizma düşüyor. Bazal metabolizması ve fiziksel aktivitesi yüksek olan kişiler, kilo kontrolü konusunda zorlanmazlar.

Karantina öncesi sıklıkla spor yapamasak bile az-çok yürüyüş yaparak fiziksel aktivite ile aldığımız enerjiyi kısmen de olsa tüketebiliyorduk. Şimdi ise obezite ve şişmanlık tehlikesine karşı fiziksel aktivitelerimize ve aldığımız enerji miktarına yani yediğimiz ve içtiğimize daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor. Bu durumlarda 1 saat de olsa yürüyüş insanın metabolizmasını güçlendirir, evde çıkmaya üşenenler için de evin içinde tur atarak hareketliliğini arttırabilir. Özellikle vücudunda sağlık konusunda endişelerini, psikolojik durumunu dindirmeye yardımcı olur.

Evde ‘hareketsiz’ çok zaman geçirmek ve mutfakla fazla haşır neşir olmak obezite riskini yükseltiyor. Obezite, “vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı ve anormal yağ birikmesi” demek… Türk toplumunun yüzde 30’u obez sınıfına girerken, aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları, yetersiz fiziksel aktivite, yaş ve cinsiyet, eğitim düzeyi, hormonal ve metabolik etmenler, genetik etmenler, psikolojik problemler, sigara- alkol kullanma durumu ve doğum sayısı ve doğumlar arası süre gibi faktörler obeziteye yol açıyor.

Obezite, kalp-damar hastalıkları ve diyabetin temel nedeni olarak biliniyor. Aslında günümüzün ağır temposunda bireyler, yoğun güncel hayatlarında yeterli hareket ettiklerini söylüyorlar. Oysa sağlıklı beslenme düzeni ve beslenmede temel kurallar olan yeterli-dengeli-çeşitlendirilmiş faktörlerinin uygulanmaması ve düşük fiziksel aktivite obeziteyi tetikliyor.

Spor salonuna erişmeden hedeflerinizi takip etmenin yollarını bulmalısınız. Öncelikle aktivitenize göre yiyecek alımınızı azaltmanızda fayda var. Bu, günde 1.560-1.620 kalori yemek anlamına gelir. Eğer kalori hesabı yapmıyorsanız, bir öğün atlamayı düşünün. Kendinizi her gün tartın. Pozitif güne başlayın, vücudunuzdaki metabolizma için verimli yürüyüş ile sağlıklı kalın.


Kadir Polat

Kadir Polat

Kadir Polat 29 Yaşında ve İktisat Bölümü mezunu olup sitemizde uzun süredir Ekonomi Kategorisi başta olmak üzere güncel haberler yazmaktadır.