Prematüre bebekler “uyuyup büyüsün” diye proje geliştirdiler

24 0

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Programı öğrencisi 3 genç, prematüre bebeklerin daha hızlı büyüme hormonu salgılayabilmesi amacıyla kuvözdeki uyku süresini artıran ve uzaktan anlık takibinin yapılabildiği proje geliştirdi.

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Programı öğrencisi 3 genç, prematüre bebeklerin hızlı büyüme hormonu salgılayabilmesi için uyku süresini artırmak amacıyla kuvözü, elektrik verildiğinde şeffaf, verilmediğinde ise opak halde tutan, zararlı ışınları geçirmeyen antibakteriyel filmle kapladı.
– Öğrencilerden Mehmet Sadıç:
– “Film uygulandığında opak durumdayken içerisi görünmüyor. Bu da bebeğin riskli bir durumunun tespitini geciktirebilir. Bunu önlemek için IP kameraya başvurduk. Bu kamera sistemiyle uyguladığımız filmin dezavantajlarını avantaja çevirdik. Kamerayla, müşahede altında tutulduğu müddetçe ailesi evden ya da internetin bulunduğu herhangi bir yerden 7/24 bebeğin takibini yapabilecek”

BURSA (AA) – BÜŞRA NUR ÖZCAN – Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Programı öğrencisi 3 genç, prematüre bebeklerin daha hızlı büyüme hormonu salgılayabilmesi amacıyla kuvözdeki uyku süresini artıran ve uzaktan anlık takibinin yapılabildiği proje geliştirdi.

Bursa’da düzenlenen bir etkinliğe katılan öğrenciler Mehmet Sadıç, Hüseyin Tuğrul Doğan ve Oğuz Kiraz, öğretim görevlisi Onur İnan’ın danışmanlığında antibakteriyel filmle kaplayarak geliştirdikleri kuvöz projesini tanıttı.

Bu film sayesinde kuvöz, elektrik verildiğinde şeffaf, verilmediğinde ise opak bir durumda kalıyor. Kuvöze yerleştirilen IP kamera sayesinde bebek, istenildiği an telefon, tablet ya da bilgisayardan takip edilebiliyor. Projeyle prematüre bebeğin uyku düzeni sağlanırken, zararlı ışınların kuvözden geçmemesi ve doktor, hemşire ya da ebeveynlerin uzaktan anlık takip edebilmesi amaçlanıyor.

 

 “Laboratuvarlarda üretiliyor”

Öğretim görevlisi Onur İnan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğrencilerinin paylaştığı fikrin aklına yatması üzerine hemen kaplama film malzemesi araştırmaya başladıklarını söyledi.

Kuvözde kullanılan ithal filmi sadece bir firmanın tedarik ettiğini belirten İnan, “Önce bunu temin ettik. Bir de kuvöz lazımdı bize. Burdur Bucak Devlet Hastanesinde hurdaya ayrılmış bir kuvöz bulduk. Şu an yarı çalışır halde. Onu bize tahsis ettiler. Biz de gerekli film kaplamayı uygun şekilde elektrik ve mekanik tesisatla gerçekleştirerek, hazır hale getirdik.” diye konuştu.

Prematüre bebeklerin büyüme hormonunun daha hızlı salgılanması için ilk 14-15 saat karanlık ortamda kalması gerektiğini ifade eden İnan, şunları kaydetti:

“Bebeğin karanlık ortamda kalırken uygun bir şekilde de takip edilmesi gerekiyor. Bunun için hareketli bir IP kamera yerleştirdik kuvöze. Görüntü ve sesi net bir şekilde bilgisayar, tablet ya da akıllı telefona aktarabiliyoruz. Bu şekilde kuvöz opak haldeyken bile içini net bir şekilde görüntüleyip, fikir sahibi olabiliyoruz. Kaplama malzememiz, ITO-PET bir film, polimer bir malzeme. Laboratuvarlarda üretiliyor. Elektrik verildiğinde aydınlık, verilmediğinde opak durumda. Uygun bir zamanlayıcı konarak, istediğimiz zaman aydınlık ve karanlık ortam durumuna alma özelliği geliştirilebilir. Bu şekilde prematüre bebeğin net bir şekilde hayata adapte olmasını ve sağlıklı bir şekilde büyüme hormonlarını salgılamasını amaçlıyoruz.”

İnan, projeye bir giriş yaptıklarını vurgulayarak, “İleride nefes alışverişi birimi, nabız atım değerleri ve benzer fizyolojik sinyal izleyici parametrelerini de tamamen kendi emeğimizle projeye eklemeyi düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

 “Filmin dezavantajlarını avantaja çevirdik”

Öğrenci Mehmet Sadıç da araştırmaları sonucunda, prematüre bebeğin karanlık ortamda büyüme hormonunu daha çabuk salgıladığını öğrendiklerini anlattı.

Prematüre bebeklerde büyüme hormonunun daha hızlı salgılanması ve bebeğin düzenli uyuması için bu projeyi yapmaya karar verdiklerini dile getiren Sadıç, “İlk başta bunu normal filmle kaplamayı düşündük ama bu sefer de bir hemşire ya da hekim geldiğinde kuvözün içini görmesi ancak kapağı açarak mümkün olacaktı. Bunun önüne geçmek ve içerideki nem, sıcaklık değerlerini kaybetmemek için bir araştırma yaptık. Böyle bir filmle karşılaştık.” dedi.

Filmi temin edip kuvöze uyguladıklarını aktaran Sadıç, şunları kaydetti:

“Film uygulandığında opak durumdayken içerisi görünmüyor. Bu da bebeğin riskli bir durumunun tespitini geciktirebilir. Bunu önlemek için IP kameraya başvurduk. Bu kamera sistemiyle uyguladığımız filmin dezavantajlarını avantaja çevirdik. Kamerayla bebek, müşahede altında tutulduğu müddetçe ailesi evden ya da internetin bulunduğu herhangi bir yerden 7/24 bebeğin takibini yapabilecek. Kameranın bir avantajı da geçmişte daha çok rastlanan bebek kaçırma ya da değiştirme gibi vakaların önüne geçmesi. Aynı zamanda kuvöze uyguladığımız film, herhangi bir şekilde dışarıdan ultraviyole ışınları almıyor. Vücudun, tenin zarar görebileceği ışınlar kuvöze geçirmiyor. Prematüre bebeklerin gözleri çok hassastır. Dışarıdan gelebilecek ufak bir zararlı ışın, göz hastalıklarına neden olabilir. Uyguladığımız filmle dışarıdan gelebilecek herhangi bir zararlı ışına karşı bebek güven içinde kuvözde durabilir. Uyguladığımız film, yüzeysel olarak bakteri oluşumuna da izin vermiyor.”

İLGİLİ HABERLER