Anavatan Partisi 40. yılında sürprizlerle gelecek

527 0

Türk siyasetinde önemli bir marka olan Anavatan Partisi (ANAP)’nin Genel Başkanı İbrahim Çelebi sorularımızı yanıtladı. İbrahim Çelebi geçtiğimiz dönemde kameralar karşısına geçmiş ve “Biz tüm eksiklikleri ortadan gideriyoruz. Önümüzdeki dönem Türk siyasetinin en önemli partilerinden birisi Anavatan Partisi olacak” diyerek Türk siyaset tarihine damga vurmuş bir parti olan Anavatan Partisi’nin yeniden siyaset arenasında olacağının sinyallerini vermişti.

Peki ANAP bu arenada nasıl bir yol izleyecek?

Röportaj: Harun GENCEL

Anavatan Partisi’nin bundan sonraki dönemde vizyonu ve misyonu ne olacak? Bir ittifak içerisinde yer alacak mı? Turgut Özal çizgisinde ilerlemeye devam edecek mi? 31 Mart yerel seçimlerinde nasıl bir duruş sergiledi?
40’ıncı yılına girerken Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi, verdiği demeçlerle önümüzdeki yıllarda ANAP’ın Türk siyasetinde gündeme oturacağının sinyallerini veriyor.

Anavatan Partisi bu seçimde nerede duruyor?

Anavatan Partisi’nin amacı dün olduğu gibi bugün de kendi ikbali, rahatı ve menfaati değildir. Anavatan Partisi’nin tek amacı vardır: ülkenin bütünlüğü, huzuru, bekası. Bizi ayakta tutan, sağlam tutan, dosta güven düşmana korku salan nedir? Devlet. Ya devlet başa ya kuzgun leşe, boşuna söylenmiş bir laf değildir. 10 bin yıllık devlet kültürünün ürünü bir gerçektir. Anavatan Partisi’nin amacı milleti bir arada ve emniyet içinde tutan devletin yüce menfaatleridir. Bu basit bir şey değildir. Muhalefetin çocuk oyuncağı sandığı şeylerden biri, Türkiye’nin bütünlüğüdür, güvenliğidir, bekasıdır. Şakaya gelecek bir konu da değildir bu. Muhalefet edilecek konu hiç değildir.

Anavatan Partisi olarak bir beka sorunu olduğunu düşünüyor musunuz?

Düşünmüyoruz, görüyoruz. Beka sorunu yok, beka konusu var. Sorun başka şey, konu başka şey. Muhalefet bu konuda Cumhur İttifakı’na haksızlık ediyor. CHP’si, iyisi, kötüsü, büyüğü, küçüğü, Kandil’le arasına set çekmeyeni, hem müslümanım deyip hem dürüst olmak gerekirse diye sloganı olanı… Dürüst olmak gerekir mi? Gerekmez. Şarttır dürüst olmak. Gerekince kullanılan bir şey değildir… Neyse, hepsine birden soruyorum, kim varsa müttefik muhalefette… sizi buluşturan şey ne? Yani Saadet Partisi ile HDP’yi bir araya getiren şey ne? Solcu halk partililerle ile eski ülkücü MHP’lileri bir arada tutan şey ne? Ne olacak? “Tayyip gitsin”… bu değil mi mesele? Ne demiş Tayyip Erdoğan? Beka demiş. Vay efendim beka sorunu mu varmış Türkiye’nin… Yahu, koca koca adamlarız, şimdi söylenecek laf mı Allah aşkına bunlar? Afedersiniz, sokaktaki vatandaşın diliyle soralım… Tayyip Bey, “eyvah, yandık, bittik, kül olduk” mu diyor? Yoooo… Asla… Peki kardeşim, Devlet Bey, “mahvolduk, dağıldık, perişanız, yıkılıyoruz” mu diyor? Yooooo… Asla. Ne diyorlar peki? Mesele demokrasi ya da ekonomi değil diyorlar. ‘Dikkat edin’ diyorlar… Beka her şeyden önce gelir bu ülke için diyorlar. Demesinler mi? Peki ben sorayım size… Türkiye’nin beka diye bir konusu yok mu? Suriye’de çelik çomak oynuyor o zaman Amerika ile Rusya… Tamam o zaman bu kafaya teslim edelim ülkeyi, bakalım şimdi sadece önemli bir konu olan beka, hayati bir sorun haline gelecek mi, gelmeyecek mi? Yahu bu riske edilebilir mi? Bir ülkenin kaderiyle oynanabilir mi?

Cumhur İttifakı’nı destekleme kararınız nasıl ortaya çıktı ve neden Cumhur İttifakı?

Kurucumuz ve daimi liderimiz merhum Turgut Özal‘ın Başbakan ve Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye siyasetine, ülkemizin demokratik gelişmesi ve ekonomik kalkınmasına çağ atlatan vizyonu Cumhur İttifakı’nı desteklememizi gerektiriyor. İcraatları ve hizmetleri halkımızın gönlünde taht kuran Anavatan Partisi, Erdoğan’ın ve devletimizin yanında yer alacak. Partimiz, idarecileri, teşkilatları, üyeleri, seçmenleriyle dimdik ve sapasağlam ayaktadır.

31 Mart yerel seçimlerine neden girmediniz?

Anavatan’ın seçimlere katılamıyor olması vatana hizmet için yarışmaktan bizi alıkoyamaz. Anavatan Partisi, 31 mart mahalli idareler seçimlerinde Cumhur İttifakı adaylarını kendi adayı gibi desteklemiştir.
Anavatan Partisi, bu çok önemli ve tarihi seçimde durması gereken yerde durarak, her zaman olduğu gibi devletinin bekasının ve milletinin huzurunun devamı yönünde canla başla çalışmış ve çalışacaktır.

Bir sonraki seçimde sizi meydanlarda görebilecek miyiz?

Bundan sonraki seçimlere iktidar adayı olarak gireceğimizden kimsenin şüphesi olmamalıdır. Anavatan Partisi’nin demokrasimize ve ülkemize hizmeti engellenemez. Büyük ve köklü bir siyasi hareketiz. Özal markasının mirasçısıyız. Bu mirasa sonsuza kadar sahip çıkacağız. Anavatan Partisi, bu güzel ve aziz vatanımızın ana partisidir.

Türkiye’nin içinde bulunduğu süreci nasıl görüyorsunuz?

Anavatan Partisi’nin Türkiye’nin 2023 vizyonuyla buluşmak gibi temel bir sorumluluğu var. Öncelikle bunu ifade etmeliyim. Anavatan Partisi olarak, 40’ıncı yılımıza yaklaşıyoruz. Kurucu Genel Başkanımız Rahmetli Turgut Özal’ın bir hayali vardı. Güçlü ve zengin Türkiye… İtibarlı bir Türkiye… “Adriyatik’ten Çin Denizi’ne” sadece bir söylem değildi, Sadece Özal’ın gördüğü bir rüya da değildi. Biz bu hayalin büyük ölçüde gerçekleşmiş olduğunu görmezden gelemeyiz. Bu patates soğan meselesi değildir. Geçici gündemlerle, suni gündemlerle, Türkiye’nin geldiği noktayı küçümsersek, köklerimize ihanet etmiş oluruz. Anavatan olarak bunu yapmayacağımızı herkes bilir. Türkiye, Kapıkule’den başlayan bir ülke değildir. Bu, şu demektir; Sarp sınır kapısıyla sona eren bir ülke de değildir Türkiye. Türkiye sınırları olmayan dünyada tek ülkedir. Siyasi olarak da böyledir bu, coğrafi olarak da, kültürel olarak da. Ne ekonomisi altın rezerviyle ölçülebilir bu ülkenin, ne de gücü silahla. Türkiye’nin sınırları üzerindeki gökyüzünün genişliği kadardır. Bayrağımız kadar, ay yıldızlı gökyüzü ve şehitlerin kanı kadardır. Türkiye’nin geldiği yer bizi mutlu ediyor. Sekizinci Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın başkanlık sistemi hayalinin gerçekleşmiş olması bu mutluluğun önemli sebeplerinden biridir. Cumhuriyetimizin 95’inci yılında, 29 Ekim’de, açılışında hazır bulunduğumuz İstanbul Havalimanı ise diğer büyük eserler gibi güçlü ve zengin Türkiye hayalimizin gerçekleşmiş bir büyük örneğidir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bu süreçte başarılı buluyor musunuz?

Türkiye, Sayın Erdoğan’ın dirayetiyle, 15 Temmuz hain fetö darbe girişimi öncesi ve sonrasında hem yurt içinde önemli demokratik başarılar, hem de dış politikada büyük hamlelerle çok değerli kazanımlar elde etmiştir. 27 Nisan ‘e muhtıra’ sürecinde, kapatma davası döneminde, Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 krizinde, 17/25 Aralık kumpasında, 15 Temmuz hain darbe girişimi zamanında, referandum ve 24 Haziran başkanlık seçimlerinde olduğu gibi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın destekçisi ve duacısıyız. S 400 tartışmasını görüyorsunuz. Kimden hangi silahı alacağımıza bizim yerimize karar veremeyeceklerini söylüyor Erdoğan. Bu çok büyük bir gelişmedir Türkiye için. Dünya beşten büyüktür demek her babayiğidin harcı değildir. Rusya ile ilk defa bu kadar yakın ortaklılar kuruluyor. Tanap başlı başına bir husumet meselesidir. Yerli silah yapımı ve üretimi… Dünyanın en büyük 10 projesinin altısının Türkiye tarafından yapılmış olması. Üçüncü havalimanı, köprüler, marmaray, avrasya tüneli, hızlı tren ağları. Üçüncü tüp geçitte raylı sistemin de olması. Kanal İstanbul, Nükleer santral, yerli uçak, gemi ve otomobil. Mega sanayi bölgeleri. Erdoğan’ı niye sevsinler? Erdoğan gerçekten başarısız olsa, merak etmeyin avuçları patlayıncaya kadar alkışlarlardı.

Ak Parti’nin Menderes ve Özal’ın çizgisinde olduğu görüşlerine katılıyor musunuz?

Menderes’in, Özal’ın hakkını yaşarken veremedik. Tayyip Bey’in değerini bilelim. Yiğidin hakkını yaşarken vermemiz gerekir.
“Yiğidi öldür ama hakkını ver” diye bir atasözümüz var. Hayır. Yiğidi öldürmeden hakkını ver diyoruz. Şakası bile korkunç. Düşünmek değil aklından geçirmek bile bu vatana ihanettir ama gerçekçi olalım. Menderes’i astılar mı? Astılar. Özal’ı asamadılar ama etmediklerini de bırakmadılar. Ben zehirlediklerine inanıyorum. Benim inancım bu. Erdoğan’dan ne istiyorlar? Şiir okudu diye mi hapse attılar? Dün yine hem de aynı yerde aynı şiiri okudu Erdoğan. Muhtar bile olamaz diyorlardı aynı şiiri Sayın Erdoğan, Cumhurbaşkanı olarak okudu. Erdoğan’ı Allah korusun, asamadılar ya, zehirleyemediler ya, 17/25 aralık kumpas saldırısında yok edemediler ya, 15 Temmuz’da canına kast ettiler ama başaramadılar ya, şimdi yine dövizle, ekonomiyle, patlıcanla, soğanla, mutfakları yakarak saldırıyorlar. Mesele Erdoğan’ı yedirtmemek meselesi değil; mesele Erdoğan’ın Türkiye’nin sınırları belli olmayan bir ülke olduğunu milletimize hatırlatması. Saldırının sebebi budur. Biz bu noktada Türkiye’nin yanında yer alıyoruz. Erdoğan bu noktada Türkiye’dir.

ANAP 40. Yılına girerken bir sürpriz görecek miyiz?

Anavatan Partisi’nin 40’ıncı yılını, ‘Özal Ruhu’nun, yani dört eğilimin milli birlik ve beraberlik içinde “tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak” siyasetine uygun olarak kutlayacağız. Türkiye’nin 2023 vizyonuna ve başkanlık sisteminin güçlenmesine katkı sağlayacak biçimde ‘Anavatan Buluşmaları’ gerçekleştireceğiz. Anavatan, güçlü bir vakıfla Özal ruhunun yaşatılacağı bir sivil toplum ve düşünce merkezi kuracak. Bu konuda çok yakında halkımıza ve bizi sevenlere çok önemli müjdeler vereceğiz.


Harun Gencel

Harun Gencel

Harun Gencel 1991 Trabzon Doğumlu olan editörümüz , Sitemizde güncel olarak haber yazmakta olup aynı zamanda yayınlanan haberlerin kontrollerini de sağlamaktadır.